Yenilikçi dijital çözümler ve kreatif projeler üretiyoruz.

Büyüme (growth) odaklı ekiplerin ve startup kurucularının en sık yaptığı hata, tüm enerjilerini ve pazarlama bütçelerini huninin tepesine, yani yeni kullanıcı edinmeye (acquisition) harcamaktır. Reklam bütçeleri indirme ve kayıt sayıları grafikleri yukarı taşır; ancak birkaç hafta sonra gerçeğin ta kendisiyle karşılaşılır: Gelen kullanıcıların çok büyük bir kısmı ürünü hızla terk etmektedir. Ya da diğer bir deyişle ilk deneyimden sonra bir daha ürünü kullanmak akıllarına gelmiyordur.
Ürün yönetimi dünyasında sürekli reklam yaparak yeni kullanıcı alıp, bu kullanıcıları içeride tutamamaya "delik kovaya su doldurmaya çalışmak" denir. Eğer tutundurma (retention) oranınız zayıfsa, edindiğiniz her yeni kullanıcı şirketin kasasından yakılan boşa bir pazarlama maliyetine dönüşür.
Peki kullanıcılar bir SaaS platformunu, mobil uygulamayı ya da bir yapay zeka ile yapılmış herhangi bir dijital ürünü neden terk eder (churn)? Sorun çoğunlukla tek başına "kötü buton rengi" veya "yanlış yazı tipi" değildir. Churn; strateji, kullanıcı deneyimi, teknik mimari ve psikolojinin kesiştiği çok boyutlu bir sistem sorunudur.
İşte +90 Ventures olarak dijital ürünlerde tutundurmayı artırmak ve churn oranını kökten düşürmek için uyguladığımız yöntemleri 9 bütünsel strateji altında anlatmak isteriz:
Bir kullanıcının ürününüzü indirdiği veya üye olduğu ilk 60 saniye, onunla kuracağınız ilişkinin kaderini belirler. Kullanıcıyı henüz hiçbir değer sunmadan 8 adımlı zorunlu formlarla, doğrulama e-postalarıyla veya izin pencereleriyle boğarsanız ilk gün terk oranı (Day 1 Churn) kaçınılmaz olur.
Her kullanıcı ürününüze aynı amaçla gelmez. Biri hızlı bir rapor almak isterken, diğeri ekibiyle iş birliği yapmak için kaydolmuş olabilir. Herkese aynı 5 slaytlık tanıtım turunu göstermek ilgiyi hızla öldürür.
Arayüzünüz ne kadar estetik olursa olsun; 3 saniyeden uzun süren sayfa yüklemeleri, kilitlenen ekranlar veya arka planda sessizce çöken API çağrıları kullanıcıların ürünü sessizce silmesine yol açar. Birçok kullanıcı hata bildirmekle uğraşmaz, doğrudan alternatife geçer.
2026 standartlarında statik dijital deneyimler artık yetersiz kalıyor. Kullanıcılar kendilerini tanıyan ve adımlarını önceden sezen akıllı arayüzler bekliyor.
Kullanıcıya her sabah aynı saatte jenerik "Seni özledik!" bildirimi göndermek, uygulamanın bildirimlerini kapattırmanın veya ürünü sildirtmenin en kestirme yoludur.
İnsan psikolojisi yarım kalmış işleri tamamlama ve ilerleme kaydetme motivasyonuyla çalışır. Ürününüzde bir gelişim hissi yoksa kullanıcı birkaç kullanım sonra rutinini kaybeder.
Birçok şirket kullanıcıların neden gittiğini tahmin etmeye çalışır. Oysa veriler gerçeği çıplak şekilde gösterir.
Bazen kullanıcılar ürününüzden memnun olsa bile sistemden düşerler. Limit aşımı, süresi dolan kredi kartları veya banka onay hataları yüzünden her ay yüzlerce abone sessizce kaybedilir.
Kullanıcı aboneliğini iptal etmeye karar verdiğinde doğrudan "Aboneliğiniz iptal edildi" deyip kapıyı kapatmak büyük bir fırsatı kaçırmaktır. Ancak iptal butonunu saklamak da güveni zedeler.
Kullanıcı terk oranını düşürmek tek seferlik bir tasarım revizyonu değil; mimariyi, kullanıcı deneyimini ve ürün psikolojisini birlikte yönetme disiplinidir.
+90 Ventures olarak; stüdyomuzun uzul yıllardır edindiği ürün geliştirme tecrübesiyle, dijital ürünlerinizin nerede tıkandığını verilerle tespit ediyor, kod denetiminden (audit) modern UI/UX revizyonlarına ve AI entegrasyonlarına kadar ürününüzün tutundurma oranlarını baştan kurguluyoruz.
Ürününüzün kullanıcı tutundurma metriklerini iyileştirmek ve delik kovayı kalıcı olarak onarmak için ekibimizle bir araya gelin.
👉 Ürün Keşif Toplantısı Planlayın veya doğrudan hello@90.ventures adresinden bize ulaşın.